KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/28657 E., 2016/3012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Sanık hakkında TCK'nın 157/1, 62, 52/2, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 53.maddesinin (1), (2), ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden koşulları oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın, katılanın evini satmak için verdiği ilan üzerine kendisini telefonda ... olarak tanıtıp evine müşteri olduğunu, gerçeğe aykırı olarak ... telefon bayisi olduğunu, evi satın almak istediğini ancak peşinatı işyerinde vereceğini söyleyip beraber işyerine doğru giderken katılanın telefonuna yeni versiyon yükleteceğini, eşine de yeni telefon hediye edeceğini söyleyip katılan ve eşinin telefonunlarını alıp gittiği bir daha da geri gelmediği şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/28657, K. 2016/3012, 5 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama