KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/29291 E., 2016/3506 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK'nın 157, 62, 52/2 ve 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin (1), (2) ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve 2014/140-2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle koşullarının oluşması halinde bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın, kursa gitmeden sürücü belgesi alabileceğini söylediği katılandan 470,00 TL para, nüfus cüzdan sureti ve 11 adet fotoğraf aldıktan sonra üç ay içerisinde sürücü belgesini alabileceğini belirttiği, ayrıca katılanı bir sağlık merkezinin önüne götürerek dışarıda beklemesini söyleyip içeri girdiği ve "Burtom tıbbi görüntüleme ve tanı merkezleri yazılan" küçük bir kâğıdı alarak yanına geldiği, sonrasında süreyi kısaltıp, bir ay içinde sürücü belgesini alabileceğini belirterek birbirlerinden ayrıldıkları, ancak aradan geçen süre zarfında ehliyet için herhangi bir sürücü kursuna başvurusunun yapılmadığı anlaşılan katılanın parasını geri alamadığı anlaşıldığından, eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanılarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/29291, K. 2016/3506, 18 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama