KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/31453 E., 2016/3336 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK'nın 157/1, 62, 52/2, 53 ve 58/6-7-8.
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ...'in suç tarihinden 4 ay kadar önce kendisini ... ismi ile tanıtarak katılandan ... plakalı aracı 3 aylığına kiraladığı ve kira bedelini ödediği, aracı da süresinde teslim ettiği, suç tarihi olan 19/06/2010 günü yine aynı isimle kendini tanıtarak aynı aracı 10 günlüğüne kiraladığı; ancak, süresi geçmesine rağmen aracı geri getirmediği ve bu araç ile gezerken, polisler tarafından durdurulmak istendiğinde kaçmaya çalıştığı sırada kaza yaptığı anlaşılmakla; eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2- TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun“ sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta,
aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "10 gün", “8 gün” ve “160 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/31453, K. 2016/3336, 12 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama