KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/32608 E., 2015/10120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mala zarar verme, kasten yaralama
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Bir tanıdıklarının kına gecesine katılan şikayetçiler ... ile ...'nun, eğlence sırasında geldikleri aracın müziğinin sesini yüksek seviyede dinlemeleri üzerine, bu duruma sinirlenen sanık ... ile aralarında meydana gelen tartışma sonrasında; sanığın, evinin balkonundan tuğla atarak şikayetçi ...'ı, kolundan ve etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı; ve ayrıca şikayetçi ...'nun kullanımındaki ... plakalı araca da tuğla atmak suretiyle ve görgü tespit tutanağında belirlendiği şekilde zarar verdiğinin iddia edildiği olayda;
1- Mala zarar verme suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Oluşa, sanığın savunmalarına, şikayetçilerin aşamalarda verdikleri ifadelerine, tanıkların anlatımlarına, görgü tespit tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Kasten yaralama suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 250/13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK' nın 231/6-c madde ve bendinde ön koşul olarak işaret olunan zarar kavramı kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olup manevi zararların bu kapsamda değerlendirilemeyeceği cihetle;
somut olayda kasten yaralama suçundan dolayı somut bir zararın bulunmadığı dikkate alınarak sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerekirken zarar karşılanmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/32608, K. 2015/10120, 9 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama