KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/32768 E., 2014/3500 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Haklı bir neden olmaksızın sahipli hayvanı öldürme
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Ceza Genel Kurulunun 17/11/2009 tarih ve 2009/8-122-266 sayılı kararında belirtildiği gibi; ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz.
Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir.
O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilmesinin tek yolu budur.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanığa ait köpek ile katılana ait köpeklerin dalaşması sonucu sanığın kırma av tüfeği ile ateş edip katılanın köpeklerinden birini öldürdüğü iddia olunan olayda; sanığın katılanın köpeklerinden birinin kendisine saldırması üzerine av tüfeği ile ateş edip köpeği öldürdüğünü söylemesi, katılanın oğlu tanık ...'in de sanığın köpeği vurduğu anı görmediğini beyan etmesi karşısında, sanığın savunmasının aksini kanıtlayan her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli vicdani delil elde edilemediğinden beraatına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/32768, K. 2014/3500, 26 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama