KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/32770 E., 2015/15219 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suç
- Kamu malına zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinde, yardım istemek amacıyla bulunduğu yerden geçen kolluk araçlarını durdurmaya çalıştığı, durduramayınca yerden aldığı taşları polis memuru şikayetçi ...'in kullandığı resmi plakalı araca doğru fırlattığı, kolluk görevlilerinin kendisini yakalamak amacı ile takip ettiği sırada, ...’ya ait şikayetçi...'in hakimiyetindeki belediye otobüsüne de yerden aldığı taşı fırlattığı, aracı yumrukladığı, şikayetçilerin kullanmakta olduğu araçlara zarar verdiği, bu eylemiyle kamu malına zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması,
şikayetçiler beyanı, görgü ve tespit tutanakları ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Kanun koyucunun, özgürlüğü bağlayıcı cezanın paraya çevrilmesi ve ertelenmesi kurumları arasında bir öncelik sıralaması belirlemediği, gözetilerek ilkeleri göstermekle yetinerek hangisinin uygulanacağı hususunu hakimin takdirine bıraktığı, cezanın kişiselleştirilmesinde hakimin, sanığın durumunu dosyadaki bilgi ve belgelere, duruşmada edindiği izlenime göre değerlendirdiği ve bu kurumlardan hangisinin uygulanacağını ya da uygulanmayacağını yasada öngörülen ölçütlere göre takdir ettiği gözetilerek tebliğnamedeki 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmediğinin tartışılmaması bozmayı gerektirir düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/32770, K. 2015/15219, 11 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama