KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/3371 E., 2014/19187 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Şikayetçinin şirketin genel müdürü olduğu, sanığın 3 yıldır bu şirkette sigortalı olarak şirketin kumaş ambarında çalıştığı, şikayetçiye ait firmanın üretimde kullandığı malzemeleri tanık ...’ın sahibi olduğu şirketten aldıkları, şikayetçiye ait firmaya malzemeleri ...'ın şirketinde çalışan tanık...'ın getirdiği, bu nedenle sanığı tanıdığı, malzeme getirdiğinde sanığın şikayetçiye ait firmanın yurtdışındaki firmalar için ürettiği iki adet gömleği ücretsiz olarak hediye ettiği, tanığında gömleklerden birini başka bir arkadaşına hediye ettiği, diğerini kendisinin kullandığı,
sanığın verdiği gömlek ile şikayetçiye ait firmaya malzeme getirdiğinde, işyerinde kesim ustası olarak çalışan ... isimli çalışanın tanığın üzerinde gömleği gördüğü ve tanığa “bu bizim ürettiğimiz gömleğe benziyor ancak bu gömleğin iç piyasada satılması kullanılması yasak, biz bu gömleği yurt dışında ... firmasına üretiyoruz, bu gömleği nereden aldın” dediğinde tanığında gömleğin kendi firmalarına ait olduğunu işyerinde ambar sorumlusu olan sanığın kendisine hediye ettiğini söylemesi üzerine durumun ortaya çıktığı, şikayetçi tarafından depoda yapılan sayımda 937 adet gömleğin eksik olduğunun tespit edildiği,
toplam değerinin 23.190 TL tutarında olduğu, bu olay ortaya çıktıktan sonra sanığın işyerinden ayrıldığı, sanığın bu eylemiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, şikayetçi ve tanıklar beyanı ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak; 1-5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/1. Maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, 2-Sanık hakkında hükmolunan 5 gün karşılığı adli para cezasından 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmadan TCK'nın 52.maddesinin uygulanması suretiyle, 80 TL yerine 83 TL denilmek sureti ile 3 TL fazla adli para cezası tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/3371, K. 2014/19187, 19 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama