KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/3439 E., 2014/14372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
228 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, TTK'nun 694. maddesi gereğince, kıymetli evrak niteliği taşımayıp, havale hükmündeki ".... Ticaret A.Ş." ye ait 35.872 USD bedelli, 30.05.2006 tarihli çeki yetkisi olmaksızın kendi adını kullanarak imzalayıp şikayetçiye verdiği ve yetkisizlik sebebiyle şikayetçinin alacağına kavuşamadığı, sanığın bu eylemiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan beyanı ile tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafın hukuki uyuşmazlık mahiyetinde olduğu ve sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile verilen beraat kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/3439, K. 2014/14372, 10 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama