KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/3873 E., 2014/20017 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2014
- Tebliğname No
- 15 - 2011/301730
- Mahkemesi
- Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 17/06/2011
- Numarası
- 2010/522 (E) ve 2011/354 (K
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
... Yapı Malzemeleri Limited Şirketi'nin ortağı ve yetkilisi olan sanık Ayfer'in, katılan F..
A.. ile imzaladığı 17.11.2007 tarihli finansal kiralama sözleşmesi uyarınca katılan şirketten 1 adet forklift kiraladığı, sözleşmeden doğan kira bedellerinin vadesinde ödenmemesi üzerine katılan şirket tarafından gönderilen ihtarnameye rağmen sanığın borçlarını ödemediği gibi üzerinde ihtiyati tedbir kararı alınan forkliftin de sanığa ait işyerinde bulunmadığı ve sanığın bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda;
sanık Ayfer'in şirketteki hissesini 01.07.2009 tarihinde V. B..'a devrettiği, kiralanan forkliftin ise sanığın şirketten ayrılmasından sonra istendiği gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise de ; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından ; öncelikle 23.06.2009 tarihli ihtarnamenin kime, hangi tarihte tebliğ
edildiği, kiralanan aracın iadesi için katılan şirket tarafından başka bir ihtarname tebliğ edilip edilmediği, edilmiş ise kime ve ne zaman tebliğ edildiğinin araştırılması, mahkemece sanığın 01.07.2009 tarihinde şirket hissesini devrettiği belirtilmiş ise de, dosya arasındaki mevcut hisse devir sözleşmelerine göre sanığın 400 hissesini Vildan Bozan'a, 500 hissesini de S.
Ö..'e 13.07.2009 tarihinde devretmesi ve şirket hisselerini devralan bu kişilerin kısa bir süre sonra hisselerini A.B.. ve Ş.
T..'e devretmiş olmaları karşısında, sanığın şirketteki hissesini devrettiği tarihe kadar sözleşme hükümlerine aykırı davranıp davranmadığı tespit edilerek adı geçen kişilerin de tanık sıfatıyla dinlenmesinden sonra, söz konusu hisse devrinin borçtan veya cezai sorumluluktan kurtulmak amacıyla muvazaalı olarak yapılıp yapılmadığı da araştırılıp, gerektiğinde konusunda uzman bir bilirkişiden rapor aldırılması suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/3873, K. 2014/20017, 1 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama