KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/4102 E., 2014/20171 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın, ....'da Emekli Sandığı'nın bulunduğu yerde karşıdan karşıya geçeceği sırada, sanığın yanına yaklaşarak katılanla sohbet etmeye başladığı, katılanın ....'lu olduğunu öğrenince, kendisinin de Çubuk'lu olduğunu belirtip güven telkin ederek, katılanı Çubuk'a kadar götürmeyi teklif ettiği, katılanın kabul etmesi üzerine de, arabaya kadar gidip mağazadan aldığı eşyaların parasını alıp geleceğini, daha sonra birlikte gidebileceklerini söylediği, bunun üzerine katılanın yanında bulunan 400 TL'yi sanığa vererek,
borcunu ödemesini, daha sonra arabada kendisine verebileceğini belirttiği, sanığın da 300 TL yeter diyerek paranın 100 TL'sini geri verip, katılana kendisini orada beklemesini söyleyerek alış veriş yaptığını belirttiği mağazaya gitmek üzere katılanın yanından ayrıldığı, ancak geri dönmediği anlaşılmakla; eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/4102, K. 2014/20171, 2 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama