KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/4138 E., 2014/20064 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların, katılanın ikametinin önüne gelerek define aradıklarını belirtip, geldikleri aracın içerisinden demir çubuklar çıkardıktan sonra burada define olduğuna dair yalan söyleyerek bu duruma inanan katılan ile birlikte kazıya başladıkları, katılanın fark edemeyeceği bir anda altın olduğu izlenimini uyandıran; ancak hiç bir değer taşımayan bir heykeli kazdıkları çukura attıkları ve katılandan söz konusu yeri kazmasını istedikleri, katılanın, istenilen yeri kazmaya başladığı sırada altın olduğu izlenimi uyandıran heykeli bulması üzerine sanıklara haber verdiği,
sanıkların, heykelin çok değerli olduğunu; ancak bulunan heykelin değerini belirleyecek olan kişinin Kıbrıs'ta bulunduğunu, bu kişinin Türkiye'ye getirilmesi için 12.000 TL paraya ihtiyaç olduğunu belirterek katılandan para istedikleri, bu duruma aldanan katılandan 20 adet altını alarak olay yerinden ayrılmak suretiyle haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanıkların savunmalarına, katılanın iddialarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların, bu şekilde gerçekleştirdikleri sabit görülen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 53. Maddesi uyarınca sanıkların belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması ve bu hususun infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün bulunması karşısında; sanıklar haklarında 53. maddenin 1. 2. ve 3. fıkralarının uygulanmasına dair karar verilmemesi bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/4138, K. 2014/20064, 1 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama