KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/4157 E., 2014/15592 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2014
- Tebliğname No
- 11 - 2011/73968
- Mahkemesi
- Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 28/09/2010
- Numarası
- 2010/131 (E) ve 2010/511 (K
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
238 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın bilgisi ve rızası olmaksızın, katılan adına sanığın yetkilisi olduğu telefon bayiinde iki adet sahte abonelik sözleşmesi düzenlenerek, katılana 5.638 TL fatura gelmesine neden olmak suretiyle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, abone numarasından suçta kullanılan hatlar ile ilgili IMEI numarasının tespiti ile, tespit edilen IMEI numarasını kullanan abonelerin kimlik bilgileri araştırılarak gerektiğinde mahkeme tarafından tanık sıfatıyla beyanları alınıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/4157, K. 2014/15592, 25 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama