KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/4164 E., 2014/20400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılanın işlettiği işyerinin ön muhasebe işlemlerini yürüten sanığın, sigorta primlerini yatırmak için aldığı paraların bir kısmını kendi menfaatine kullandığı anlaşıldığından, eyleminin güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunduğu halde TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2-TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "20 gün”, ve "500 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 gün", ve "125 TL" adli para cezası ibarelerinin eklenmesi ve hüküm fıkrasında yer alan.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/4164, K. 2014/20400, 4 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama