KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/4982 E., 2014/20522 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık ...'ın, bir tanıdığı vasıtasıyla tanıştığı katılana, bir arkadaşında 2930 adet altın olduğunu haber verdiği, katılanın bu konuyla ilgilenmesi üzerine buluşmaya karar verdikleri, buluşma yerine sanık ... ve sanık ...'nin araçla geldikleri, aracın sanık ...'ye ait olduğu, daha sonra sanık ...'nin, sanık ...'i telefonla arayarak yanına çağırdığı, sanık ...'in kendisini katılana ... ismi ile tanıttığı, sanıkların, kendilerinde altın olduğunu ve tanesini de100 TL'ye satabileceklerini söyledikleri ve sanık ...'in da beş adet reşat altınını numune olarak katılana gösterdiği,
ertesi gün buluşmaya gelen sanık ...'ın da kendisini ... ismi ile tanıtarak, bir adet reşat altınını kuyumcuya göstermesi için katılana verdiği, katılanın kuyumcuya gösterdiğinde altının gerçek olduğunu öğrendiği, bunun üzerine 8.000 TL para tedarik ederek 80 adet altın almak istediğini sanıkların hepsine söylediği, ertesi gün sanıklarla tekrar buluştuğu, sanık ...'nin, altınların sahibine götüreceğini söyleyerek katılandan aldığı para ile oradan ayrıldığı, diğer sanıkların da bir bahaneyle ordan ayrıldıkları, katılanın sanıklara bir daha ulaşamadığı,
olay tarihinde ve öncesinde katılanın beyanını doğrular şekilde sanıkların katılanla telefon görüşmesi yaptıklarının tespit edildiği, katılanın sanıkları teşhis ettiği, böylece sanıkların, hileli hareketlerle katılan aleyhine haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/4982, K. 2014/20522, 8 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama