KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/5197 E., 2014/20750 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanların ... ilinde faaliyet gösteren...mağazasında çalıştıkları, suç tarihinde sanığın katılanların çalışmış olduğu iş yerine gelip, kendisini dahiliye doktoru olarak tanıtıp çokça bozuk parası olduğunu, katılanların mağazada bozuk paraya ihtiyaçlarının olup olmadığını sorduğu,
katılanların “ihtiyacımız var” demeleri üzerine katılan ... ile birlikte bozuk para getirmek üzere iş yerinden ayrıldıkları ve Meydan Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesine gittikleri, hastaneye geldiklerinde sanığın, katılan ...'dan 1200 TL parayı alıp yerine aynı miktarda bozuk para getireceğini, katılanın ise orada kalması gerektiğini beyan ederek paralarla birlikte hastanenin üst katına çıktığı ve sonrasında ortadan kaybolduğu bu şekilde üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği sanığın ikrarı, katılanların beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/5197, K. 2014/20750, 9 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama