KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/550 E., 2014/15063 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Denizli Barosuna kayıtlı avukat olarak çalışırken 21.07.2003 tarihinde Denizli Barosu disiplin kurulunca baro levhasından kaydı silinen ve ruhsatnamesinin alınmasına karar verilen sanığın, eskiden tanıdığı ve avukatlığını yaptığı katılan ile ...
Otogarında karşılaştığında sohbet etmeye başladığı, akabinde katılanın yurt dışından emekli olmadan döndüğünü öğrenmesi üzerine halen avukatlık mesleğini yapıyormuş gibi davranarak katılana “ ben seni emekli ederim, 2000 TL paranı alırım “ dediği, sanığın avukatlık mesleğinden çıkarıldığını bilmeyen katılanın da sanık tarafından söylenen sözlere inanarak emeklilik işlemlerini yapması için suça konu parayı sanığa verdiği, ancak sanığın vaadettiği işi yapmadığı gibi almış olduğu parayı da katılana iade etmediği, bu şekilde sanığın haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması,
katılan ile tanık ifadesi, Denizli Barosuna ait yazı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/550, K. 2014/15063, 18 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama