KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/554 E., 2014/14659 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2014
- Tebliğname No
- 11 - 2011/25106
- Mahkemesi
- Tire Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 28/07/2010
- Numarası
- 2009/564 (E) ve 2010/440 (K
- Suç
- Dolandırıcılık, konut dokunulmazlığını bozma
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın şikayetçinin ikametine elinde telsiz ile gelerek polis olduğunu ve “hakkınızda şikayet var, geçiminizi ne ile sağlıyorsunuz" diyerek şikayetçinin evine girdiği, şikayetçinin yaşlılık aylığı aldığını söylemesi üzerine maaşını getirmesini istediği, şikayetçinin getirmiş olduğu 280TL yaşlılık aylığını alıp kontrol eder gibi yapıp bu arada şikayetçiden su getirmesini istediği, şikayetçinin su getirmeye gittiğinde evden kaçtığı olayda,
Sanığın yargılamanın tüm aşamalarında fotoğraf teşhisini kabul etmediğini, şikayetçiyle yüzleştirilmek istediğini savunması, şikayetçinin kollukta sanığın fotoğrafı gösterilerek yapılan teşhis dışında kanıt bulunamaması, kovuşturma aşamasında usulüne uygun olarak yüzleştirme yapılmaması, dosyada mevcut fotoğraf çıktılarının kime ait olduğuna dair arkalarında kayıt bulunmaması nedeniyle karışıklık doğma ihtimali de dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için şikayetçi ile sanığın mahkemede yüzleştirilerek şikayetçiyi dolandıran şahsın sanık olduğunun kesin olarak belirlenmesi,
bu mümkün olmadığı takdirde sanığın teşhise elverişli yeni çekilmiş fotoğraflarının temin edilerek şikayetçinin kesin teşhisinin sağlanması sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/554, K. 2014/14659, 15 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama