KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/5627 E., 2014/21355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Somut olayda; sanığın, aynı gruba bağlı olup Renault marka araçların satış pazarlama işlerini yapan... Tic. Ltd. Şti. ve ... ve ... marka araçların satış, pazarlama ve servis işlemlerini yapan ... Tic. Ltd.
Şirketi'nden aldığı vekalete dayanarak, katılan şirketler tarafından müşterilere satılan araçların trafik tescil, plaka ve ilk bandrol (motorlu taşıtlar vergisi) işlemlerini yaptığı, 2005 yılından şikayet tarihine kadar olan sürede, katılan şirketler tarafından satılan bir kısım araçların bandrol bedelini katılan şirketlerden peşin olarak tahsil ettiği halde vergi dairesine yatırmayarak mal edindiği anlaşılmakla; sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş.
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı, hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olduğundan; sanığın, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılanlardan menfaat temin etmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/5627, K. 2014/21355, 16 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama