KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/5766 E., 2014/21549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda, katılan ...'in, tanık ...'den olan alacağı nedeniyle aralarında senet düzenledikleri, senedin borçlu ve kefil kısmının tanık ... tarafından doldurulduğu, alacaklı, alacak miktarı kısmının ve vade tarihinin boş bırakılarak senedin bu haliyle katılan ...'e verildiği, suç tarihinde katılan ...'in sanık ...'in dükkanında uğradığı, aralarındaki konuşma sırasında bakma bahanesiyle sanığın, suça konu senedi katılandan alarak iade etmeyip cebine koyduğu, alacaklı hanesine kendi ismini ve alacak miktarını da 16.000 TL olarak yazıp, tanık olarak dinlenen galerici ...'nın işyerine giderek bu tanıktan satın aldığı araç karşılığında söz konusu senedi verdiği anlaşıldığından, eyleminin güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Sanık hakkında hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/5766, K. 2014/21549, 18 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama