KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/6287 E., 2014/21795 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikâyetçi ...’un ... plakalı üç tekerlekli motosikletinin ...ilköğretim okulu civarında çalınması üzerine motosikletinin nerede olduğunu araştırdığı sırada, aynı bölgede köftecilik yapan temyiz dışı ...’in “Senin çalınan motosikletini biz buluruz” demesi üzerine şikâyetçinin “Bulursanız size 300,00 TL para veririm” dediği, aynı gün saat 18.00 sıralarında ...’in şikayetçiyi arayarak “Senin motosikletini bulduk, ancak 400,00 TL para verirsen, sana getiririz” diye söylediği,
bunu kabul eden şikayetçinin ... ile birlikte ... ve sanık ...’ın yanına giderek parayı vermesi üzerine sanık ile ...’in “Tamam siz bekleyin, biz size motosikleti alıp gelelim” diyerek yanlarından ayrıldıkları, ancak bir daha geri dönmedikleri, daha sonra şikayetçinin motosikletinin nerede olduğunu sormak için telefonla aradığı sanığın “Parayı kaptırdık, motosikleti alamadık, geri gelmeyeceğiz” dediği anlaşıldığından, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde yer alan hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğun, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar, üstsoyu ile diğer kişiler yönünden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/6287, K. 2014/21795, 22 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama