KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/7160 E., 2015/839 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için. Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılan ...'ye ... Fakültesi kantin işletmeciliğini alabileceğini söyleyerek katılandan 4.000 TL aldığı ve daha sonra ortadan kaybolduğu; katılan ..i'den, 05/02/2009 tarihinde işe sokma vaadi ile 1.500 TL para ile ikametgah belgesi, kimlik, diploma sureti ve adli sicil kaydı aldığı halde katılan ..'yı işe yerleştirmediği gibi, aldığı para ve belgeleri de iade etmediği.
29/12/2008 tarihinde katılan ...'dan, Başbakanlıkta işe yerleştireceğinden bahisle kimlik, diploma ve adli sicil belgesi ile 1.000 TL para aldığı ve katılanı işe yerleştirmeyip aldığı belge ve paralarla birlikte ortadan kaybolduğu; katılan ...'den 10/01/2009 tarihinde, başbakanlıkta çaycı olarak işe yerleştireceğinden bahisle nüfus cüzdanı, diploma, ikametgah, sağlık raporu ve adli sicil belgesi ile birlikte 1.500 TL aldığı halde katılanı işe yerleştiremediği gibi aldıklarını da iade etmediği; katılan ...'den aynı yöntemle kamu kurumlarında işe yerleştireceğinden bahisle
1.500 TL ve aynı belgeleri aldığı, yine katılanı işe yerleştirmeyip ortadan kaybolduğu; katılan ...'den, 06/01/2009 tarihinde devlet hastanesinde işe sokacağından bahisle 1.500 TL ve nüfus cüzdanı, diploma, ikametgah, sağlık raporu ve adli sicil belgesi aldığı halde, katılanı işe sokmadığı gibi para ve belgeleri de iade etmediği anlaşılmakla; sanığın eylemlerinin herbir katılana yönelik ayrı ayrı dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun“ sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkralarında yer alan.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/7160, K. 2015/839, 20 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama