KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/7454 E., 2015/1475 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesine göre kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanık hakkında aynı maddenin 1. fıkrasının uygulanamayacağı, somut olayda sanık .., hakkında hükmedilen 1 yıl 15 gün hapis cezasının TCK’nın 49/2. maddesi gereğince kısa süreli olmadığı, bu nedenle 53. maddenin 3. fıkrasına göre, mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı kanun maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından;
vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin uygulanamayacağı ve (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğun uygulanmamasına mahkemece karar verilebileceğinin anlaşılması karşısında, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışında kalan ve TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılana ait kahvehanede çaycı olarak çalışan sanığın, verdiği çay karşılığında müşterilerden aldığı markaları katılana teslim etmeyip, bu markaları tekrar ücret karşılığında müşterilere satmak suretiyle mal edindiğinin iddia edildiği olayda, sanık, tanık katılan beyanları, 22/10/2009 tarihli tutanak ile tüm dosya kapsamına göre, eylemin zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/7454, K. 2015/1475, 28 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama