KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/8137 E., 2013/11809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kamu malına zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; Bolu İzzet Baysal Kız Yetiştirme Yurdu’nda koruma altında bulunan suça sürüklenen çocuk ... Zencir'in 03.04.2009 tarihinde kurumdan izinsiz ayrılmasından sonra tekrar kuruma getirildiğinde kuruma ait bir adet pano camın eli ile vurmak suretiyle kırdığı, 05.04.2009 tarihinde de film cdsi almak için kurumdan çıkışına izin verilmemesi üzerine kuruma ait diğer pano camlarına yumrukları ile vurarak kırdığı ve bu şekilde kamu malına zarar verme suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5395 sayılı Kanun'un 3/a-2 maddesine göre; kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması,
2-Suça sürüklenen çocuğun talimatla alınan 03/11/2010 tarihli savunmasında zararı karşıladığını beyan etmesi karşısında, söz konusu durumun ilgili kurumdan sorulması suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğinin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/8137, K. 2013/11809, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama