KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/8833 E., 2015/21616 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdur, yolda yürürken yanına yaklaşan sanık ...'nun birden bire Almanya'dan gelenlere gavur muamelesi yapıldığını söyleyip, mağdur ile konuşmaya başladığı, montunun içerisinden, kıymet takdirine göre değersiz olduğu anlaşılan suça konu fotoğraf makinesini çıkartıp mağdura gösterdiği, biraz ilerideki fotoğrafçıya makineyi satmak istediğini, ancak dükkandaki yaşlı şahsın Almanya'dan gelenlerin hepsinin gavur olduğunu söylediğini, anlattığı sırada sanıkların önceden kurguladıkları mizansen gereği diğer sanık ...'nun yanlarına gelerek babası adına özür dilediği,
makinenin çok değerli olduğunu, fiyatının üstünde satın almaya hazır olduğunu söylediği, sanık ...'nun ise artık kendilerine mal satmayacağını söyleyerek mağdura üzerinde ne kadar parasının olduğunu sorup, makineyi ilerideki yaşlı fotoğrafçıya 1.800 TL'ye satmasını, 1.400 TL'sini getirmesini, kalan 400,00 TL'yi de kendisinin almasını söyleyip, mağdurun 100,00 TL parasını aldığı sırada sanıkları önceden beri takip eden kolluk görevlilerin gelip sanıkları yakaladıkları somut olayda;
sanıkların kısmi ikrarı, kolluk tarafından sanıkların takip edilerek suç üstü yakalandıklarına ilişkin olay tutanağı ve kıymet takdir tutanağı içeriğine göre dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Olay tutanağına göre, sanık ...'nun aldığı parayı pantolonunun sol cebine koymasıyla birlikte haksız menfaati temin edildiği, böylece dolandırıcılık suçunun tamamlandığı gözetilmeden eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 30 tam gün olarak tayin edilmesi;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/8833, K. 2015/21616, 26 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama