KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/919 E., 2014/14740 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın katılana ait gıda dağıtım şirketinde satış elemanı olarak çalıştığı, şirket adına sattığı mallar karşılığı müşterilerden tahsil ettiği bedel olan toplam 5.703,64 TL parayı katılana teslim etmemek suretiyle mal edinmesi şeklinde gerçekleşen, sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.12.2006 gün ve 2006/11301 esas, 2006/296 sayılı kararında da açıklandığı üzere "belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma" başlığı altında yeni sistemde güvenlik tedbiri olarak düzenlenmiş bulunan ve hapis cezası mahkumiyetinin yasal sonucu olan hak mahkumiyetleri kararda gösterilmemiş olsa bile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin infaz sırasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezaları alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/919, K. 2014/14740, 16 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama