KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/9597 E., 2015/22307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın ev satın almak için emlakçılık yapan sanık ...'ye müracaat ettiği ve sanık ...'nın da ...nin yanında çalıştığı, diğer sanık ... ...'nin oturduğu evin tapu kaydı... adına olmasına rağmen, her üç sanığın ortak hareket ederek ev... ...'ninmiş gibi gösterip 30.000,00 TL peşin 10.000,00 TL taksitle katılana sattıkları ve bu konuda aralarında düzenledikleri sözleşmeye sanık ...'nin satıcı sanık ...'nın da komisyoncu olarak imzaladıkları;
her üç sanığında dolandırmak kastı ile ortak hareket ederek başkasına ait evi satmak vaadi ile katılandan para aldıkları ve bu şekilde üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen somut olayda; taraflar arasında gayrimenkul alım-satımından kaynaklanan anlaşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olup, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanıkların beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/9597, K. 2015/22307, 11 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama