KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/12758 E., 2014/14367 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2014
- Tebliğname No
- 15 - 2013/39228
- Mahkemesi
- Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 28/12/2012
- Numarası
- 2012/315 (E) ve 2012/496 (K
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıkların temin ettikleri ele geçirilemeyen yeşil kartları tedavide ve sonrasında doktor tarafından yazılan ilaçların alınmasında kullandıkları, sanık C.. S.. (Çelik) için 31,00 TL ve diğer sanık H.. Ç.. için 173,96 TL. sağlık gideri olduğunun tespit edildiği ve bu suretle sanıkların ele geçirilemediğinden sahteliği hususunda iğfal kabiliyeti tespit edilemeyen bu nedenle ek kovuşturmaya yer olmadığına konu olan yeşil kartları kullanmak ve kullandırmak sureti ile kamu kurum ve kuruluşları zararına olarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 29/12/1986 gün 477/634, 21/09/1992 gün 225/236 ve 12/06/2001 gün 177/119 sayılı kararları ile uyum gösteren daire kararlarında açıklandığı üzere, fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması saptanmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden 5271 sayılı CMUK'nın 193. maddesine yanlış anlam verilerek sanık H.. Ç..'in sorgusu yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/12758, K. 2014/14367, 10 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama