Karar Özeti
15. Ceza Dairesi 2014/15097 E. , 2015/25390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi
Karar Detayı
15. Ceza Dairesi 2014/15097 E. , 2015/25390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır. Sanığın, sevk ve idaresindeki kamyonla, aynı şirkette görevli temyiz dışı sanık ...'in kamyonunu arkasından takip ettiği, ...'in, katılanların içerisinde bulunduğu zabıta aracını hatalı olarak sollaması nedeniyle, katılanların temyiz dışı sanığı uyardıkları, aralarındaki tartışmanın büyümesi üzerine, sanığın olay yerinde durarak, katılanlara hitaben “sizi öldürürüm, binin arabanıza” dediği ve yerden aldığı taşı atarak zabıta aracına zarar verdiği, bu suretle sanığın tehdit ve kamu malına zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; 1- Sanık hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde, Sanık beyanı, katılan ifadeleri, tutanaklar ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir. Olayda, olası kast unsurları bulunmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 21/2. maddesi gereğince indirim yapılması ile maddedeki indirim oranının üçte birden yarısına kadar olduğu gözetilmeksizin, sanığın cezasında 2/3 oranında indirim yapmak suretiyle, eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde, Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyen savunmaları, olayı doğrulayan tanık beyanı bulunmaması ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın beraatine karar vermek gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.