KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/1738 E., 2014/3405 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin 02.02.2009 tarihli eski hale getirme talepli dilekçesinde ekli dilekçenin tebligatı yapan posta memuruna ait olduğu, posta memurunun beyanına göre de tebligatın evde kimseyi bulamadığından imzaya imtina edildiğini yazıp kapıya asmadan tebligat yaptığını ifade ettiği anlaşıldığından tebligatın Tebligat Kanununa uygun olmaması nedeniyle temyiz süresinin işlediğinden söz edilemeyeceği cihetle, sanık müdafiinin eski hale getirme isteminin kabulü ile hükmü yasal sürede temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, müştekinin ikametine gelip ... Feneri Derneğinden geldiğini, bağış için 150 TL para istediği ancak müştekinin parası olmadığını söylemesi üzerine evin odalarını gezip 3 adet yüzük bulduğunda nakliye ücreti olarak isteyip müştekiyi inandırarak yüzükleri aldığı şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/1738, K. 2014/3405, 25 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama