KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/17833 E., 2017/7152 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2017
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, buna hasren dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Avukatlık sözleşmesinden kaynaklanan avukatlık ücreti ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre karşı tarafa yüklenen avukatlık ücreti olarak ikiye ayrılan avukatlık ücreti, 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 164. maddenin 1. fıkrasında; “avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder” şeklinde tanımlanmış olup, hukuki yardımın ne şekilde yerine getirileceği maddede açıklanmamış ve tarafların aralarındaki yapacakları anlaşmaya bırakılmıştır.
Sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi için, ceza davasının beraat ile sonuçlanması ve sanığın kendisini hukuki yardımından yararlandığı bir vekille temsil ettirmesi yeterli olup, ayrıca vekilin duruşmaları takip etmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Zira tarifeye göre hükmedilmesi gereken vekalet ücreti, sanık vekili tarafından sunulan hukuksal yardımın şekli ve kalitesiyle ilintili olmayıp, sanığın kendisini vekil ile temsil ettirmesinin bir sonucudur.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, sanık tarafından dava konusu olay nedeni ile hakkında başlatılan soruşturma kapsamında Av. ...'e vekalet verdiği ve bu vekalete istinaden de soruşturma aşamasında alınan savunmasında sanık müdafiininde hazır bulunduğu, ayrıca mahkemece de sanık müdafii olarak kabul edilip, duruşma günü ve gerekçeli kararında sanık müdafiine tebliğ edildiği anlaşıldığından, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/17833, K. 2017/7152, 7 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama