KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/18627 E., 2014/17860 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Olay günü dolaşmakta olan mağdurun yanına gelen sanıkların, “bul karayı al parayı” tabir edilen oyun ve çevresinde oyundan kazanıyor rolü yapan elemanlarının yardımıyla söz konusu oyunun gerçekten kazanılabileceğine yönelik sergiledikleri hileli davranışlarla mağduru kandırdıktan sonra, oynatanın istemediği takdirde oyuncunun kazanma ihtimali bulunmayan üç kağıt oyununu mağdura oynatıp, sonrasında kaybettiğinden bahisle katılanın 100 TL parasını alarak haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, mağdurun beyanlarına, teşhis tutanaklarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle gidermesi gerekeceği, oysa ki somut olayda; sanıkların yapılan ihbar üzerine kolluk güçleri tarafından kovalamaca sonucunda yakalandıkları ve yapılan üst aramalarında ele geçirilen paraların mağdurlara iade edildiği dikkate alındığında; kamu gücünün kullanılması sonucunda mağdurun zararının giderildiğinin anlaşılması karşısında;
zararın soruşturma evresinde giderildiği kabul edilerek verilen cezadan 5237 sayılı kanunun 168/1 maddesi uyarınca indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından ve ayrıca hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/18627, K. 2014/17860, 3 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama