KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/19070 E., 2014/19170 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-d bendinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; sanık ... ve temyiz incelemesi dışındaki sanık ...'ın, katılan ...'ı, ...'dan alacağını tahsil edecekleri, kaçırılan hacizli malları bulacakları hususunda ikna etmek suretiyle, 15/01/2005 tanzim tarihli, 15/02/2005 ödeme tarihli, 30.000 TL'lik senet ve bir miktar para aldıkları, daha sonra, aralarında gerçekte bir borç ilişkisi bulunmadığı halde ...'ın, senedin tahsilini sağlamak için sanık ...'a ciro ettiği, sanık ...'in de suça konu senedi avukatı vasıtasıyla icraya koyduğu anlaşılmakla; sanıklar ..., ... ve temyiz incelemesi dışındaki sanık ...'ın fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek,
katılandan menfaat temin etmek şeklindeki eylemlerinin, icra dairesinin araç olarak kullanılması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/19070, K. 2014/19170, 18 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama