KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/21195 E., 2017/9266 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- Resmi belgede sahtecilik suçundan CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca davaların reddi
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-d, 62, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılan vekili ve sanık müdafii tarafından, resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davanın reddine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın ...adıyla Gümüşhane'de katılan ...'dan kiraladığı ... adına kayıtl.... plaka sayılı Renault Clio marka aracı, ... ilçesinde galericilik yapan katılan ...'a ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ile noterde sattığı, katılan ...'ın da katılan ...'a sattığının iddia edildiği somut olayda,
A)Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın ...'dan kiraladığı ... adına kayıtlı ....plaka sayılı Renault Clio marka aracı, Oltu ilçesinde galericilik yapan katılan ...'a ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ile noterde satarak üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafii ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B)Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davanın reddine ilişkin hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanık hakkında Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/26 esas sayılı dosyası ile görülen davanın yalnızca suça konu sahte ehliyet düzenlenmeleri eylemi nedeniyle açılmış olduğu, bu davaya konu Oltu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03/09/2012 tarihli iddianamesinin ise sahte ehliyetin satış sırasında kullanılması ile sahte satış sözleşmesi düzenlenmesi eylemini de kapsadığı, ayrıca sahtecilikte aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak,
suça konu sahte olduğu iddia edilen ehliyet ile satış sözleşmesinin duruşmada mahkeme heyeti tarafından incelenip, özellikleri zapta geçirilerek suça konu ehliyetin iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, gerektiğinde bu konuda bilirkişi raporu alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/21195, K. 2017/9266, 13 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama