KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/2413 E., 2014/7385 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık ...'ın özel bir şirkete bağlı olarak Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi Nöroloji Polikliniği'nde kayıt görevlisi olarak çalıştığı, diğer sanık ...'nın da aynı şirkete bağlı olarak aynı hastanede temizlik görevlisi olarak çalıştığı, ...'ın görevli olduğu bilgisayar başında bulunmadığı zamanlarda yerine ...'nın baktığı ve hasta kayıt işlemlerini ...'nın yaptığı, sanıkların açık kimlik bilgisi tespit edilemeyen bir şahsı katılan ...'ın TC kimlik numarasını kullanıp, onun sigortası üzerinden nöroloji polikliniğinde kayıt yaptırıp,
muayene edilmesini sağlamak suretiyle kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği somut olayda; sanık ...'ın suç tarihinde izinli olduğu, hastaneye gelip kayıt yaptığına dair savunmasının aksini ispat eder delil bulunmadığı, yine diğer sanık ...'nın savunmasında, temizlik işçisi olduğunu, sanık ... yokken onun yerine bilgisayarda hasta kaydı yapmasının mümkün olmadığını, kendisinin Sinem'in hasta kaydı için gerekli olan şifresini bilmediğini savunması,
sanık ... izinli iken, yerine kimin baktığına dair hastanede yazılı bir görevlendirmenin yapılmadığının ve sanık ...'in izinli olduğu tarihlerde kullanılan bilgisayar programının değişmesi nedeniyle o dönemde kullanılan programın kullanıcı bilgilerine ulaşılamadığının hastanenin cevabi yazılarından anlaşılması karşısında, sanıkların savunmalarının aksini ispat eder, mahkumiyetlerine yeter, şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden, beraatlerine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/2413, K. 2014/7385, 16 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama