KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/24170 E., 2015/134 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Sanığın, kendi adına banka kredisi çekmek için daha önceden tanıdığı müştekiden aracın devrini istemesi üzerine, müştekinin noter aracılığı ile verdiği vekaletnameye dayanarak aracı başkasına sattığı ve parasını müştekiye vermediği olayda; yerel Mahkeme'nin 22/11/2006 tarih 2005/1538 E. 2006/1079 sayılı kararıyla sanığın mahkumiyetine karar verildiği,
Dairemizin 28/05/2012 tarih ve 2011/13361 esas, 2012/37932 sayılı kararıyla temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK'nın 61/1 maddesinde sayılan hususlar yerine sanığın sabıkası ve suç işleme eğilimi gerekçe gösterilerek yasal olmayan gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılması ve 5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesi uygulamasında a,b,d,e bentlerinde gösterilen hakları mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı;
vesayet veya kayyımlığa ait hizmette bulunma haklarını koşulu salıverme tarihine kadar kullanamayacağının hükümde gösterilmemesi gerekçeleriyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/24170, K. 2015/134, 12 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama