KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/3383 E., 2015/23906 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; MERNİS adresi bulunmayan sanığın sorguda belirtmiş olduğu adresine yapılan tebligatın iade edilmesi üzerine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine uygun bir şekilde tebligat yapılması gerekirken, usulsüz olarak ilanen tebliğ yoluna gidilmesi nedeniyle temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu belirlendiğinden, ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28.11.2011 tarih ve 2010/26-2011/168 E-K sayılı ek kararının kaldırılması suretiyle yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, 11.02.2009 günü hileli davranışlarla ... isimli şahıstan temin ettiği ... plaka sayılı aracı ...’e götürdükten sonra şikayetçi ...’ye 7.500,00 TL karşılığında sattığı, ancak araç üzerine ... tarafından şerh konulması nedeniyle şikayetçinin aracın devrini alamadığı anlaşıldığından, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hapis cezasının kanuni bir sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/3383, K. 2015/23906, 20 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama