KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/345 E., 2016/5307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- ... Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan ....'nın satış elemanı olarak serbest çalıştığı, sanığın ise annesi adına olan ..... isimli işyerini işlettiği, katılanın zaman zaman sanıktan alışveriş yaptığı, sanıktan almış olduğu rakı, şarap benzeri ürünleri serbest olarak bayilere sattığı, 28/12/2009 tarihinde sanık ..'ın katılanı telefon ile arayarak %5 iskonto ile alkollü içki olduğunu söyleyip, alıp almayacağını sorduğu,
katılanın alacağını söyleyerek sanık ...'a ait tekel bayine gittiği, sanığın yeni rakı bayisinin dağıtım işlerine bakan ...'nin dağıtım disbiratörü ....'a telefon açtığı, tanık ... gelmeden önce katılanın sanığa alacağı mal karşılığı olan 15.000 TL'yi verdiği, ....'ın geldiği ve katılanın alacağı için aracılık yapan .... adına tahsilat makbuzu kestiği, ayrıca 20 koli 20'lik, 18 koli 35'lik, 18 koli de 70'lik rakı faturası keserek, malları Işıkkentteki Karacasulu rakı deposundan alması için katılana verdiği,
katılanın Işıkkentteki depoya gittiği, bu sırada sanığın depo sorumlusu ....'ya telefon açarak mal almak istemediğini, işyerini kapatacağını söyleyip teminatlarını geri istediği, bu nedenle depoda katılana mal vermedikleri, sanığın bu şekilde hileli hareketlerle aldattığı katılandan haksız menfaat temin ettiği anlaşılmakla; eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun“ sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasında yer alan.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/345, K. 2016/5307, 24 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama