KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/4771 E., 2015/24062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Ümit için temyiz isteminin süre yönünden reddi, Osman için mahkumiyet
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Askerlik arkadaşı olan ve fikir-eylem birliği içinde hareket ettikleri ileri sürülen sanıkların, şikayetçinin müsteciri olduğu ... ilinde faaliyet gösteren ...
Oto Kiralama ünvanlı işyerine birlikte gelip otomobil kiralamak istediklerini söylemelerini müteakip sanık ... bilgilerini ve imzasını havi 18.05.2010 tarihli sözleşme ile, tescil sahibi şikayetçi olan ... plakalı aracı günlüğü 75 TL'den üç günlüğüne peşin ödeme yaparak kiralayıp teslim alması sonrası, henüz kira süresi bitmeden 20.05.2010 tarihinde şikayetçinin işyerine telefon açan bir şahsın "...aracınız ..., yedek anahtarınız ile gelin alın..." demesi, şikayetçinin kira süresinin bitmesini beklemesi, 23.05.2010 tarihinde sanık ... tarafından şikayetçinin e-mailine aracın bulunduğu yeri tarif eden mesajın gönderilmesi,
böylece 24.05.2010 tarihinde aracın nizami park halinde ... rampası civarında şikayetçi tarafından bulunup yedek anahtarı kullanılarak teslim alması şeklinde gelişen eylemlerin "güveni kötüye kullanma" suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Sanık ... açısından TCK'nın 53.maddesinin uygulanmaması isabetsiz ise de; cezanın infazı sırasında nazara alınabilirliği nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/4771, K. 2015/24062, 21 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama