KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/5072 E., 2015/12848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma (değişen suç vasfı nedeniyle hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için ise; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak ise, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Somut olayda; mağdur ...’a ait “... İletişim” isimli işyerinde satış elemanı olarak çalışan sanığın, işi gereği kendisine teslim edilmeyip depoda bulunan cep telefonlarını, değişik tarihlerde depodan gizlice alarak sakladığı ve akşam üzeri iş çıkışında bunları sakladığı yerden alarak temyiz incelemesi dışındaki ...’ye peşin para karşılığında sattığı, bu şekilde toplam 46 adet cep telefonunu işyerinden gizlice çıkarıp sattığı anlaşılmakla; eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 43/1. maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/5072, K. 2015/12848, 10 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama