KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/5559 E., 2015/22107 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kamu malına zarar verme
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
TBMM Genel Sekreterliğine ait araç ile servis hizmeti vermekte olan şikayetçi ...'in trafikte seyir halindeyken, önünde giden aracın ani fren yapması sonucu korna çalınca, önde giden araç şoförünün aracı durdurduğu, araç içerisinde bulunan sanıklar ..., ... , ... ve açık kimliği tespit edilemeyen araç şoförü ... isimli şahsın aşağı inerek şikayetçi ...'le tartışmaya başladıkları, tartışma esnasında bu dört kişiden birisinin kamuya ait araca taş atarak ön camını kırdığı, sanıkların bu şekilde kamu malına zarar verme suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda ;
sanıkların aşamalarda değişmeyen istikrarlı savunmalarında atılı suçu kabul etmediklerini, camı kıran kişinin araç şoförü olan ... isimli şahıs olduğunu beyan etmeleri, şikayetçi ... ile olay esnasında yanında bulunan tanıkların da sanıkları teşhis edememeleri karşısında, sanıkların kamu malına zarar verme suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/5559, K. 2015/22107, 9 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama