KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/7753 E., 2015/22810 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık Necmi'nin işlettiği madencilik şirketinin ruhsatlı olarak ... İlçesi Barış Beldesi'nde maden araması yaptığı, temyize gelmeyen sanık Hasan'ın ise kepçesi bulunup kepçe operatörlüğü yaptığı, her iki sanığın maden arama konusunda anlaştığı ve sanık ... yönlendirme ile yağış nedeniyle yolun kapandığından bahisle sanık ... kullandığı kepçeyi katılanın arazisinden geçirdiği ve su arığını parçalayıp taşınmazın bir kısmına moloz ve toprak yığmak suretiyle zarar verdiği, ayrıca arazide bulunan 2 adet ardıç ağacına da zarar verdiği somut olayda; ,
1- Dosya kapsamına göre, sanıkların eyleminin bir bütün olarak maden aramak amacıyla kepçe ile katılanın arazisine zarar vermek olduğu gözetildiğinde, eylemin bölünerek tarla içerisindeki su arkına zarar vermenin ve harfiyat dökmenin ayrı bir suç, ağaçlara zarar vermenin ise ayrı bir suç olarak değerlendirilmesi suretiyle sanıklar hakkında iki ayrı suçtan hüküm kurulması, suçların en ağırından ceza verilip olayın özelliğine göre teselsül hükümlerinin uygulanabileceğinin veya alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilebileceğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 50/1-b maddesine göre; kısa süreli hapis cezasının, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesi tedbirine çevrilebileceğinin hüküm altına alındığı,
aynı yasanın, mal varlığına yönelik bazı suçlarda etkin pişmanlığı düzenleyen 168. maddesinde, failin, azmettirenin veya yardım edenin etkin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme ya da tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde mağdurun rızası aranmaksızın, kısmî geri verme veya tazmin halinde ise mağdurun rıza göstermesi koşuluyla ve etkin pişmanlığın gerçekleştiği yargılama aşamasında dikkate alınarak ceza indirimi öngörüldüğü,
öte yandan aynen geri verme veya tazmin tedbiri aynı Kanunun 50/1. maddesinde hapis cezasına seçenek yaptırımlar arasında gösterilmiş ise de, yasal bir indirim nedeninin, bundan yararlanmama iradesini ortaya koyan failin cezasını etkisiz kılacak biçimde aynen tazmin tedbirine dönüştürülmesinin mümkün olmadığı, böyle bir uygulamanın mağdurun zararını soruşturma veya kovuşturma aşamalarında gidermeyen faillere yeni bir olanak tanıma olacakken, soruşturma veya kovuşturma aşamalarında zararı ödeyen sanık aleyhine ve adalete aykırı bir sonuç doğuracağı, maddenin düzenleniş amacının da bu şekilde yorumlanamayacağı gözetilmeyerek,
etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayan sanık hakkında verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/1-b maddesi uyarınca mağdurun uğradığı zararın giderilmesi tedbirine dönüştürülmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/7753, K. 2015/22810, 1 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama