KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/9755 E., 2015/24109 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Sanığın, birisiyle görüşmek için katılandan geçici olarak aldığı cep telefonunu iade etmediğinin iddia edildiği olayda.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.06.2012 tarih ve 2011/15-440 E. 2012/229 K. sayılı ilamı gereğince; başlangıçtan itibaren hırsızlık kastıyla hareket ettiği anlaşılan sanık ile katılan arasında yasa koyucu tarafından güveni kötüye kullanma suçunun oluşması amacıyla aranan nitelikte, zilyetliğin devrine ilişkin, tarafların aldatılmamış özgür iradeleriyle kurulan ve hukuken geçerli olan bir sözleşme, dolayısıyla hukuksal anlamda geçerli bir zilyetlik devrinin bulunduğundan ve sözleşme sonucu meydana gelmiş olan güvenden söz edilemeyeceğinden,
eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1. maddesinde öngörülen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/9755, K. 2015/24109, 22 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama