KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2015/10708 E., 2018/6211 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK’nın 158/1-h, 62, 52, 53 ve 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü,
... şirketinin yetkilisi olan sanığın, katılan ...’ya 15 günlük umre turu satıp, karşılığında 10.000 TL para almasına rağmen, çeşitli mazeretler üreterek, belirtilen program içerisinde katılanı umreye götürmediği, ayrıca katılanın istemesine rağmen parasını da iade etmediği, sanığın bu surette nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda,
Sanığın savunmasının doğru olup olmadığı hususunda her hangi bir araştırma yapılmamış olması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, sanığın yetkilisi olduğu söz konusu şirketin suç tarihinde Hac-Umre organizasyonu yapma konusunda yetkisi olup olmadığı, müştekiler adına vize başvurusu ile otel ve uçak rezervasyonu yapılıp yapılmadığı, katılanın gideceği tarihte başka müşterilerin götürüp götürülmediği hususlarının araştırılması ile sanığın en başından itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket edip etmediğinin tespiti ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde sanık hakkında mahkumiyet hükmü verilmesi
Kabule göre de,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/06/2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının alt sınırın üzerinde “120 gün” olarak tayin edilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2015/10708, K. 2018/6211, 2 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama