KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2015/12923 E., 2015/29659 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Somut olayda; katılan ... ile sanık ...'in, ... ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları diğer sanık ...'in ise sanık ...'un oğlu olup aynı zamanda adı geçen şirkette sigortalı olarak çalıştığı, sanık ...'un, bu şirkette çalışır iken ... ile aynı işi yapan ...Şirketini kurduğu ve bu şirket adına da işler yaptığı, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, ... adına yaptıkları belirtilen bir çok işi ... üzerine yaptıkları ve yine ... şirketi adına yapılan işlerin ödemelerini ... Denizcilik hesabına havale etmek suretiyle bilirkişi raporuna göre belirlenen 8.422,478 TL'yi uhdelerine geçirdikleri şeklindeki olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanıklar hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2-TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "1000 gün" ve "1.250 gün", "20.820 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 gün", "6 gün" ve " 120 TL" adli para cezası ibarelerinin eklenmesi ve hüküm fıkrasında yer alan.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2015/12923, K. 2015/29659, 8 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama