KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2015/2509 E., 2015/21586 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Kavga olduğu ihbarı üzerine olay yerine intikal eden görevli-mağdur polis memurlarının kavga ettikleri ileri sürülen tanıklar ... ve ...’i polis merkezine götürmek üzere (tanık ... ile birlikte) ekip minibüsüne aldıklarında olay yerine gelen sanık ... (tanık ...’in gayri resmi eşi, ...’in abisi) sanıklar ... ve ...’ın (tanık ...’in abileri) araçta bulunan yakınlarına saldırıp onları dışarı çıkartmak istemeleri, buna engel olmak isteyen görevli memurlara aktif direnç gösterip, minibüsün sol yan arka camlarını adli emanete alınan tahta parçaları ile vurup kırmaları eylemlerinin “Nitelikli mala zarar verme” ; “Görevi yaptırmamak için direnme” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak, oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak,
1- TCK’nın 53. maddesininin 1. fıkrasının c bendinde yer alan “sanığın, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine” ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanabileceğinin nazara alınmaması,
2-Müsadere ve mahsup kararı verilmesi sırasında, uygulanan kanun maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak;
yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının D)1-2 paragrafının çıkartılıp yerine “Sanıkların, TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyları üzerindeki velayet,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2015/2509, K. 2015/21586, 26 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama