KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2015/3976 E., 2015/29409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, katılana ait tarlaya hayvanlarını sokmak suretiyle tarlada bulunan samanı yedirdiği ve bu şekilde mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda, sanığın aşamalarda suçlamayı redde dayalı savunması, kolluk tarafından tutulan olay yeri görgü ve tespit tutanağında; tarlanın Acıgöl'e yakın kısmında bulunan otların dağılmış bir şekilde olduğu, fakat tarladaki otların hayvanlar tarafından yedirilmesi hususunda herhangi bir tespitin yapılamadığının belirtilmesi,
olayın tek görgü tanığı olan ...'nın hazırlıkta verdiği ifadesinde sanığın sürüyü tarlanın ortasından geçirdiğini, biçilmiş buğday tarlasından geçen koyun sürüsünün otları dağıtarak tarladan geçip gittiklerini gördüğünü, kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise sanığın hayvanlarını abisinin tarlasına sürdüğünü, tarladaki samanları yedirdiğini ve yolun üzerinde hayvanlarını izlediğini belirtmesi karşısında, tanığın beyanları arasındaki çelişki giderilmeden ve mala zarar verme suçunun ne şekilde sübuta erdiği gösterilmeden sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2015/3976, K. 2015/29409, 5 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama