İçeriğe geç
AC
15. Ceza Dairesi Esas: 2015/4482 Karar: 2015/23066 Tarih: 2015

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/4482 K.2015/23066

15. Ceza Dairesi 2015/4482 E. , 2015/23066 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, tehdit, yaralama HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Katılan sanık ...’ın temyiz isteminin, kasten yaralama suçundan hakkında kurulan

Karar Özeti

15. Ceza Dairesi 2015/4482 E. , 2015/23066 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, tehdit, yaralama HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Katılan sanık ...’ın temyiz isteminin, kasten yaralama suçundan hakkında kurulan

Karar Detayı

15. Ceza Dairesi 2015/4482 E. , 2015/23066 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, tehdit, yaralama HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Katılan sanık ...’ın temyiz isteminin, kasten yaralama suçundan hakkında kurulan mahkumiyet kararı ile ... hakkında tehdit, mala zarar verme ve hakaret suçlarından verilen hükümlerle sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da yakıştırmalarda bulunmak ya da sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır. Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir. Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır. Sanıklardan ...’ın, ...’a ait işyerine giderek alacağını istemesi üzerine aralarında çıkan tartışma sonucunda, birbirlerine sinkaflı sözlerle hakaret ettikten sonra, ...’un ...’ı basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladığı, arbede sırasında masada bulunan dizüstü bilgisayarın yere düşerek kırıldığı, yine ...’ın ...’a “Burayı dağıtmaya geldim, paramı almadan gitmem” diyerek tehdit ettiğinin iddia edildiği olayda; 1-Katılan sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 5320 sayılı Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000,00 TL ve altında kalan adli para cezasının temyizinin karar tarihi itibariyle mümkün olmaması karşısında; sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2-Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık hakkında karşılıklı hakaret nedeniyle verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi, tanık anlatımları ve dosya kapsamı itibariyle suça konu bilgisayarın arbede sırasında masa üzerinden düşerek kırılmış olduğunun anlaşılması karşısında, kasten işlenebilen mala zarar verme suçuna ilişkin eylemi taksir düzeyinde kalan sanık hakkında, suç işleme kastıyla hareket etmediği gerekçesiyle verilen beraat kararı ile tehdit suçunun işlediğinin sabit olmadığından bahisle verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan ...’ın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 06.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla