İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Ceza Dairesi

YARGITAY · 15. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/5477 K.2015/24103

Dosya incelenerek gereği düşünüldü.

Esas2015/5477Karar2015/24103Tarih22 Nisan 2015Okuma5 dk · 1.034 kelime

KÜNYE

15. Ceza Dairesi 2015/5477 E., 2015/24103 K.

Karar tarihi
22 Nisan 2015
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Mala zarar verme, tehdit, hakaret
Hüküm
Beraat, mahkumiyet

Karar Detayı

1.034 kelime·5 dk okuma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü.

Katılanlar ... ve ...'ın 16.09.2009 tarihli celsede davaya katılmak istemediklerini belirtmiş iseler de, 20.01.2010 tarihinde vekilleri aracılığı ile katılma isteminde bulundukları ve mahkemece de katılma kararı verildiği bu nedenle hükümleri temyiz etme haklarının bulunduğu belirlenerek ve sanık hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede.

Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.

Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.

Tehdit, bir kimsenin başkasını,kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir.

Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin,onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez.

Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.

Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır.

Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır.

Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır.

Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır. Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir.

Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.

Sanığın alkollü bir vaziyette evinin önüne çıkarak aracını çalıştırdığı ve yüksek sesle müzik dinleyerek bağırmaya başladığı, komşuları katılanlar ... ve eşi ...’nun kendisinden rahatsız etmemesini isteyince, sanığın bu sefer katılanlara dönerek ''sizi burada yaşatmam, sizi barındırmam, sizi sinkaf ederim'' diye bağırarak tehdit ve hakarette bulunduğu, sanığın daha sonra diğer komşusu şikayetçi ... ’e sinkaflı küfürlerle bağırarak hakarette bulunduğu, bunun üzerine ... ve eşi ...’nun polisi arayarak yardım istedikleri, olay yerine kısa bir süre sonra polis ekibinin geldiği ve sanığı uyararak olay yerinden ayrıldığı,

ancak sanığın ... ve ...’ya yönelik tehdit ve hakaretine devam ettiği gibi ayrıca ...’in evinin çatısına sert bir cisim atarak bir kiremidi kırdığı, bunun üzerine şikayetçilerin tekrar polis çağırdığı, kısa bir süre sonra olay yerine gelen polis memurlarının sanığı alarak emniyete götürdükleri, sanığın emniyette bulunduğu sırada bu kez de görevli polis memuru şikayetçi Yaşar’a ‘seni sinkaf edeceğim, seni buradan sürdüreceğim, seni yaşatmayacağım’ diye bağırarak hakaret ve tehditte bulunduğu iddia olunan somut olayda.

1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar ... ve ... vekili, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2- Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet, katılanlar ... ve ...'a yönelik tehdit suçundan verilen beraat kararlarının temyiz incelemesinde; a-Tehdit suçu yönünden.

Oluş ve mahkeme kabulüne göre, sanığın katılanlara yönelik olarak "sizi burada yaşatmam, sizi burada barındırmam..." sözlerini sarf ettiği, tehdit suçunda tasarlama öğesinin varlığı aranmadığı, ayrıca tehditin objektif olarak korku yaratacak nitelikte bulunduğu, bu nedenle olayda tehdit suçunun oluştuğu, ve bu şekilde sanığın eyleminin TCK'nın 106/1-1 kapsamında kaldığı gözetilmeksizin sanığın mahkumiyeti yerine, ''sanığın olay sırasındaki durumu ve tartışma ortamı objektif olarak değerlendirildiğinde bu sözlerin korkutucu nitelik taşımadığı'' biçimindeki yasal olmayan gerekçelerle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,

b-Hakaret suçu yönünden. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması,

manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın tazminat talebi olmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen hakaret suçundan doğan herhangi bir maddi zararının bulunmadığı da gözetilerek adli sicil kaydında görünen mahkumiyet kararının da silinme koşullarının da gerçekleştiği ve “mahkumiyet kararı verilmesi halinde CMK'nın 231.maddesinin uygulanmasını” isteyen sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda

SONUÇ / HÜKÜM

kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olması ” biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ... ve ... vekili, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2015/5477
Karar No
2015/24103
Tarih
22 Nisan 2015
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 15. Ceza Dairesi — Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/5446 K.2015/23575
  • 15. Ceza Dairesi — Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/5297 K.2015/30303
  • 15. Ceza Dairesi — Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/5263 K.2015/30322
  • 15. Ceza Dairesi — Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/5182 K.2015/30179
  • 15. Ceza Dairesi — Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/5099 K.2015/29861
  • 15. Ceza Dairesi — Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/4976 K.2015/29947

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.