KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2015/5604 E., 2018/2694 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Bedelsiz senedi kullanma
- Hüküm
- TCK 156/1, 62, 50/1-a ve 52 maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma
Bedelsiz senedi kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adreste tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, sanık ...'in sorgusunda beyan ettiği adres yerine doğrudan mernis adresine yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı, dolayısıyla sanık ...'in temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu ve ayrıca hapis cezasının yanında doğrudan tayin olunan adli para cezasının da hapis cezasına ilişkin yasa yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, doğrudan verilen 80 TL adli para cezası yönünden temyiz isteminin reddine dair 09/01/2015 tarihli ek karar yok hükmünde kabul edilerek yapılan incelemede,
Katılanın sanık ...’ten satın aldığı iki adet araç karşılığı 25.000 TL bedelli suça konu senedi vermesine rağmen, sanık ...’in araçları fiilen teslim etmeyerek, bu nedenle bedelsiz kalan suça konu senedi, temyiz kapsamı dışında bulunan eşi Yeter’e ciro ederek verdiği ve katılan aleyhine icra takibi başlatılmasını sağlayarak, sanığın bu surette bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda,
Sanığa yüklenen ve TCK 156. madde de düzenlenen “bedelsiz senedi kullanma” suçunun takibinin şikayete bağlı bulunduğu, TCK 73. maddesinde de şikayet süresinin “fiil ve failin öğrenildiği günden itibaren 6 ay” olduğu ve şikayetin süresi içerisinde yapılıp yapılmadığının yargılama şartı olarak kabul edildiği, bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, suça konu senet ile ilgili olarak sanık ... tarafından icra takibi başlatıldığı ve ödeme emrinin de katılana 09/06/2009 tarihinde tebliğ edildiği, dolayısıyla katılanın en geç bu tarihte bedelsiz kalan senedin aleyhine olarak icra takibine
konulduğunu öğrenmiş sayılacağı, bu şekilde yapılan icra takibinden haberdar olan katılanın, altı aylık şikayet süresi geçtikten sonra 13/06/2011 tarihinde sanık hakkında şikayetçi olduğu dikkate alınarak, şikayetin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam etmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2015/5604, K. 2018/2694, 17 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama