KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2015/7759 E., 2015/30764 K.·İncelenen Kararın;
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2015
- Tebliğname No
- 15 - 2013/331765
- Mahkemesi
- Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 05/06/2013
- Numarası
- 2013/12 (E) ve 2013/205 (K
- Sanıklar
- T.. C.., M.. Ç.., F.. Y..
- Suç
- Kamu malına zarar verme
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda. ATC İnşaat Mühendisliği Ltd.
Şti. çalışanları olan sanıkların, imar yolu olduğunu iddia ettikleri, ancak yapılan kontroller sırasında orman idaresine ait 374 nolu bölmede, 312 nolu orman sınır hattında bulunan tel ihata hattı ve beton kazıklarını kırmak suretiyle inşaat araçlarının geçişi için 30 metre uzunluğunda ve 3,6 metre genişliğinde yol açtıkları ve bu şekilde kamu malına zarar verdikleri, haklarında Ayvalık Orman Genel Müdürlüğü Orman İşletme Şefliği görevlileri tarafından 03/05/2012 tarihinde suç raporu tanzim edildiği, söz konusu firmanın şantiye şefliğini yapan F..
Y..'in şantiye sorumlusu olan M.. Ç..'nun ve şirket yetkilisi olan T.. C..'ın alınan savunmalarında; üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri, mahkeme tarafından yapılan keşif sonrası tanzim edilen bilirkişi raporuna göre; yol açılan bölgede herhangi bir ağacın zarar görmediğinin belirtildiği gibi tanık Bora Sungun da beyanında;
orada hayvancılık yaptığını, kendisinin de 30 yıldır gelip gittiğini, söz konusu ormanın sınırlarının güney kısmındaki yerler harap şeklinde olduğunu, hayvanların gelip gittiğini ve hatta at arabaları dahi geçtiğini, sanıkların aracını geçirdiği söz konusu yerde herhangi bir kırılmış kazık olmadığı gibi zarar görmüş tel de olmadığını, şu anda da eskisinden daha iyi bir şekilde sanık tarafından söz konusu yere tel çekildiğini, orman suç tutanağını tanzim eden tanık orman muhafaza memurları Hakan Turan ve Süleyman
Memiş'in de keşif sırasında verdikleri ifadelerde; sanık M..
Ç..'nun şefliğe müracaat ederek beton kamyonlarının hazır olduğunu bahse konu yerden geçebilir mi diye izin istediğini, o zamanki orman işletme şefleri Süleyman Demir'in kontrol için Hakan Turan'ı görevlendirdiğini, herhangi bir şeye zarar vermeden geçebilirlerse bir defaya mahsus geçsinler, daha sonra da kullanacaklarsa izin başvurusunda bulunsunlar dediğini, o tarihte geldiğinde zaten bir kısım tellerin yerde olduğunu kazıkların da kırık devrik ve kullanılmaz halde olduğunu tespit ettiğini, ancak o an herhangi bir tutanak tutmadığını,
sanıkların söz konusu yeri yol olarak kullanmaya devam edince kendileri de tutanak tutmak zorunda kaldıklarını açıkladıkları, sanıkların suç kastıyla hareket etmedikleri gibi beton kazık ve tellerin de doğal koşullar nedeniyle öncesinde zarar gördükleri ve kullanılmaz halde oldukları, dolayısıyla atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2015/7759, K. 2015/30764, 4 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama